Parkinson Hastalığı belirtileri, tanısı, tedavisi, ameliyatı, işlem süreci, tedavi fiyatları, operasyon öncesi ve sonrası ile iyileşme süreci konularında daha fazla bilgi için:

 

Parkinson Nasıl Bir Hastalık?

Parkinson hastalığı ilk kez 1817 yılında İngiliz hekim James Parkinson tarafından, “shaking palsy” (titrek felç) adıyla tanımlanmıştır. Hastalık 40-75 yaşları arasında, sıklıkla da 60 yaşın üzerinde başlar. Tüm Parkinson hastalarının sadece % 5 ila 10’unda hastalık başlangıç yaşı 20 ila 40 yaşları arasındadır. Beyinde yer alan dopamin nöronlarının hasara uğraması ile şekillenen dejeneratif bir hastalıktır.Hastalık genellikle sinsi başlar ve belirtileri yıllar içinde, son derece yavaş ama giderek artan biçimde ilerler. Hastaların çoğunda belirtiler tek bir beden yarısında ortaya çıkma eğilimindedir, ancak zamanla karşı beden yarısında da kendini gösterir. Hastalığın ilerleme hızı ile belirtilerin türü ve şiddeti hastadan hastaya değişiklik gösterecek şekilde farklıdır. Parkinson hastalığı erkeklerde kadınlara oranla biraz daha sık görülür.


Dünyanın her yanında ve her türlü sosyoekonomik koşulda rastlanılan hastalığın görülme sıklığı çeşitli ülkelerde farklıdır. Nadir de olsa ailevi Parkinson hastalığı tanımlanmıştır. Kalıtsal özellikteki Parkinson hastalığı daha çok genç yaşlarda başlar ve tüm Parkinson hastalarının yaklaşık % 5’ini oluşturur. Karı-kocanın her ikisinde de Parkinson hastalığının % 2’den daha az sıklıkta görülmesi hastalığın bulaşıcı olmadığının göstergesidir. Eşlerin aynı çevreyi, aynı beslenme şeklini, hastalık ortaya çıkmadan yıllar önce paylaşmakta olmaları beslenmeye ait unsurların da hastalığa neden olmadığına işaret eder.
Günümüzde idiyopatik Parkinson hastalığının, genetik yatkınlık ve çevreden gelen etkiler sonucu ortaya çıkan ve birden çok faktöre bağlı olduğu bir hastalık olduğu kabul edilmektedir.

 


Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

- Parkinson hastalığının belirtileri; Titreme, en çarpıcı bulgusudur. Hastaların % 80'inde bulunur. Titreme sıklıkla bir taraftaki elde, bazen de ayakta ortaya çıkar. Tek bir parmağın titremesi ile sınırlı kalabildiği gibi tüm uzuvda, bazen de dilde, dudaklarda ve çenede de olabilir. Titreme istirahatte belirgindir, uyku sırasında ve o uzvun harekete başlaması ile kaybolur. Sinirlilik, yürüme, stres altında kalma, zihinsel faaliyetle titreme artar. Parkinson hastalığında katılık veya sertlik en sık el, ayak bileği, dirsek veya diz eklemlerinin pasif hareketlerinde saptanır. Hastalar kas sertliğini yorgunluk, batma hissi, ağrı veya kramp şeklinde hissedebilir.


Omurga çevresi kaslarında sertlik daha az görülse de olduğu zaman sırt ağrısı ya da bel ağrısına neden olabilir. Parkinson hastalığının özürlülük yaratan en temel belirtilerinden biri olan hareketlerde yavaşlamadır.Hareket yavaşlılığı günlük yaşamdaki faaliyetlerin tümünün belli bir yavaşlıkta olmasına yol açar. Özellikle yürümede yavaşlık yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Hareketlerin düzenli aralarla tekrarı ve eklemlerin hareket açıklığı azalmıştır.


Hastaların basit günlük işlerini yapma sırasında, örneğin düğme ilikleme, ayakkabı bağlama, yazı yazma, çatal- bıçak kullanma gibi incelik isteyen işlerde, başlangıçta hafif derecede hissettikleri güçlük giderek artar. Bu hareketlerin yavaşlamasının yanı sıra, gözleri kırpmak ve yürürken kolları sallamak gibi otomatik olarak yapılan, birbirinin aynı olan hareketler de azalır ya da kaybolur. Hastalığın ilerlemiş dönemlerinde ise 'hareketsizlik ortaya çıkar.
 
Hareket yavaşlığı ne kadar belirgin olsa da hastaların kas gücü normaldir. Parkinson hastaları öne doğru hafifçe eğik durma eğilimindedir. Yürürken ve ayakta dururken bu durum daha belirgin olur. Hastalar yürürken ve ayakta dururken bir veya her iki kolunu dirsekten bükme eğilimindedir. Sonra konuşma bozukluğu olabilir. Parkinson hastalarının yarısının konuşmalarında bir değişiklik olmaz. İlk değişiklik genellikle yumuşak tonda bir konuşma şeklidir. Hastaların konuşmalarında doğal müzikalite, yani konuşmadaki inici çıkıcı ses tonlarının kaybı söz konusudur, monoton konuşurlar.
Bazı hastalarsa hem monoton hem de yumuşak ve hızlı tonda konuşurlar. Hastaların konuşması zamanla anlaşılmaz olabilir. Yürüme bozuklukları da söz konusudur.

Parkinson hastalığının erken dönemlerinde birçok hastanın yürümesi normaldir ve yıllarca normal kalabilir. Kimi hastada ise hastalık için tipik olan küçük adımlarla yürüme hali dikkati çeker. Hastaların zamanla yürümelerinde belirgin biçimde bozulma, ayaklarının ucunu yerden kaldırmadan, sürüyerek yürüme gelişir. Yürürken kol sallama hareketi azalır ve zamanla kaybolur. Dönüşler yavaşlamıştır. Bazen de düzgün biçimde yürürken aniden ayakları yere yapışmış gibi kalakalırlar . Bu durum, dakikalar içinde düzelir. Kilitlenme bazen dengeyi bozarak düşmelere neden olabilir. Yutma güçlüğü, el yazısının bozulması, ağrılar ve duyusal yakınmalar, bunama hali ve tansiyon düşmesi, ağızda salya birikmesi, ayaklarda şişme, kabızlık, idrar yapma sorunları, cinsel fonksiyon bozuklukları gibi otonom fonksiyon bozuklukları hastalığa eşlik edebilir.


Parkinson Hastalığının Tedavisi Nasıldır?

- Günümüz de parkinson hastalığındaki belirtilerden sorumlu olan dopamin hücrelerinin hasarını onaracak kesin bir tedavi henüz bulunamamış olmakla birlikte, bu yönde yoğun çalışmalar sürdürülmektedir. İlaçlar beyinde eksilmiş olan dopamini ya yerine koyar, ya da onun etkisini taklit eder (L dopa ve dopamin agonistleri). Kimisi de dopaminin kimyasal yolla parçalanmasını engelleyerek etkisini artırır (COMT inhibitörleri gibi). Son yıllarda yapılan çalışmalarda da E vitamininin antioksidan etki ile hastalığın seyrini yavaşlattığını gösteren çalışmalar yapılmıştır. Yine, C vitamininin bilinen antioksidan etkisinin yanı sıra L dopa' nın etkisini artırdığını gösteren çalışmalar vardır. İlaç tedavisinden yeterli yarar görülmediği takdirde, özellikle bazı belirtiler için ve seçilmiş hastalarda son seçenek olarak cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Cerrahi uygulanacak hastanın genç ya da orta yaşta olması, beyin görüntüleme tetkiklerinin normal olması gerekmektedir.


Bu yöntemler:

  1. Stereotaktik yöntem ile. talamotomi ve pallidotomi, titremesi ön planda olan hastalarda faydalı olur. Ancak bu tedavi yöntemi parkinson hastalığının tüm belirtilerini gidermediği gibi hastalığın ilerlemesini de önlememektedir. Pallidotomi ile titreme, kas sertliği, Levadopaya bağlı istemsiz hareketler büyük ölçüde azalabilir. Bu cerrahi uygulama bir kısım hastada yürüme ve konuşma bozukluklarına da olumlu etki göstermektedir.
  2. Pil uygulaması:Parkinson Hastalığının tedavisinde beynin ilgili bölgelerine yerleştirilen küçük elektrotlar aracılığıyla yüksek frekanslı uyarıda bulunmak, hasta üzerinde olumlu etki yapıyor. Pil ameliyatları son yıllarda geliştirilmiş olan ve ülkemizde de uygulanan, ancak pahalı bir yöntemdir. Beyinde hasar oluşturmaması ve istenildiği zaman devre dışı bırakılabilmesi nedeni ile tercih edilmektedir.
  3. Ayrıca 'dopamin' içeren sinir hücrelerinin, beyin dokusu içine nakli de son yıllarda deneme aşamasında olan yöntemlerdendir.

 

* Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

   Online Randevu Alın

*Online randevu için formu doldurun, sizi arayalım