Migren belirtileri, tanısı, tedavisi, işlem süreci, tedavi fiyatları, operasyon öncesi ve sonrası ile iyileşme süreci konularında daha fazla bilgi için:

 

Migren

Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Kişi ataklar arasında kendini tamamıyla normal hisseder. Eskiden "sadece bir baş ağrısı tipi" olarak görülen migren, artık başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir. Migren baş ağrısının bir diğer ismi de damarsal baş ağrısıdır. Bu damarlar kalpten beyine kan taşıyan ana damarlar ile bunların dallarını kapsar. Beyne giden damarlarda önce bir daralma olur. Bu daralma döneminde haberci belirtiler olur. Bu daralmadan sonra damarlar genişler .


Damarların duvarı gerilir ve bu sırada salınan bazı kimyasal maddeler sinirleri uyarır ve ağrı oluşur. Ancak günümüzde migreni başlatan faktörün kesin olarak ne olduğu bilinmemektedir. Bazı kimyasal maddelerin bu işte önemli rol aldığı kabul edilmektedir. Bu kimyasal maddeler arasındaki çok ince dengenin bozulması migrende önemli rol oynamaktadır.Ancak bu dengenin neden bozulduğu henüz bulunamamıştır.Bu kimyasal maddelerden özellikle serotonin isimli madde önemli olup damarlar üzerindeki etkide önemli görevi vardır. Migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür.
 


Migrenin Nedeni Nedir?

Migrenin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Migrenin beyindeki kan damarları ve elektriksel sinir uyarısını ileten kimyasal maddelerdeki değişikliklere bağlı olduğu düşünülmektedir, ancak bu değişikliklerin neden oluştuğu konusunda araştırmalar halen sürmektedir. Migren gelişme eğiliminin kalıtımla geçip geçmediğini bilmiyoruz. Çalışmalara göre, eğer anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığı %40'tır. Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta da %75 olasılıkla migren görülecektir. Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre migrene yatkınlık daha fazladır. Birçok kadında adet kanamasından hemen önce östrojen hormonu düzeylerinin azalması migren ağrısına yol açabilir. Birçok faktör migreni başlatabilir. Bu tetikleyici faktörlere karşı duyarlı olan kişiler, bu faktörlerden uzak durarak migrenin getirdiği kısıtlamalardan büyük ölçüde kurtulabilirler.
 


Migren Tipleri Var Mıdır?

Değişik migren tipleri vardır. Haberci belirtili migren ve haberci belirtisiz migren en sık rastlanan tiplerdir. Haberci belirtisiz olan daha sık görülür. Haberci belirtili olanda (auralı migren) baş ağrısı öncesinde bazı belirtiler olur. Bunlar daha çok görme ile ilgilidir. Karanlık nokta, görme alanında zikzaklar veya parlayan ışıklar olabilir. Bazı migrenliler baş ağrısı öncesinde sanki bir tül perde oluştuğundan veya dış aleme buzlu cam arkasından bakar gibi bir duruma girdiklerini ifade ederler. Daha seyrek olarak vücudun bir tarafında uyuşma veya güçsüzlük bazen de konuşma bozukluğu olur. Bu haberci belirtilerden sonra baş ağrısı başlar. Migren hastalarının büyük çoğunluğunda ise bu haberci belirtiler olmadan baş ağrısı ve diğer buna eşlik eden belirtiler başlar. Bu örnek migren haberci belirtisiz migren olarak adlandırılır (aurasız migren).
 


Migreni Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Migren değişik kimyasal maddelerin açığa çıkması ve birçok sistemin yer aldığı bir rahatsızlık olması özelliği ile birçok faktör tarafından başlatılabilir. Ancak bir hastada etkili olan bazı faktörler diğer hastalarda başlatıcı olmayabilir. Hastalar bu gibi faktörlere durumlarına bağlı olarak değişken derecelerde hassasiyet gösterirler. Bu faktörlere cevap aynı hastada değişiklikler gösterebilir. Yani migreni başlatabilen bir faktör aynı kişide o kişinin o anki durumuna bağlı olarak migren ağrısını başlatırken yine aynı hastada başka zaman başlatmayabilir. Tetikleyici faktörlerin etkili olabilmesi için hastanın buna hazırlıklı olması gerekir.


Bütün bu değişkenliklere rağmen herhangi bir hastada tetikleyici faktörlerin ortaya konması ve mümkün olduğunca bunlardan sakınılması önemlidir. Bu faktörler iyi kontrol edilirse tedavi daha da kolaylaşır. Migreni tetikleyen, bir başka deyişle migrenin başlamasına sebep olabilen başlıca faktörler; stres, hormonal değişiklikler, diyet faktörleri, uyku düzeni, iklimsel değişiklikler ve kişisel bazı alışkanlıklardır. 


Stres ve duygular: Emosyonel olaylar migrenin başlamasında önemli role sahiptirler. Uzamış stres, bastırılmış veya içe atılmış düşmanlık duyguları ve birçok duygusal ve kişisel faktörler birçok migren hastasında önemlidir. Özellikle öfke ve üzüntü gibi duygular ifade edilmeleri veya dışavurumları mümkün olmazsa birikerek bir migren atağını başlatabilirler. Stres önemli olmakla beraber bir kısım hastada stres geçtikten veya hafiflerken migrenin başladığını ifade ederler. Mesela tatilin ilk günü(tatil baş ağrısı) veya yoğun bir haftanın sonunda baş ağrısı başlayabilir. Bu durumun muhtemelen stres ortamında devamlı bir vazokonstriksiyon (damarlarda sıkışma, daralma) olması ve bunu damar tonusun da bir gevşemenin izlemesi ilgili olduğu kabul edilmektedir.


Damarların gevşemesi bir diğer deyişle genişlemesi sonucu baş ağrısı başlamaktadır. Netice olarak stres, depresyon, sıkıntı, öfke ve aynı zamanda ağır streslerden sonra rahatlama migren ağrılarını başlatabilir.


Hormonal değişikliler: Migrenli bayanların yaklaşık %70 inde ataklar adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı bayanlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur. Bir kısım bayan hastalarda özellikle menstruasyon sırasında olan ağrılarının daha şiddetli olduğunu ifade ederler. Birçok bayan hastada özellikle gebeliğin ilk 3 ayında ağrı çekmez.


Östrojen hormonu seviyelerindeki oynamaların tetikleyici faktör olabileceği kabul edilmektedir. Doğum kontrol haplarındaki veya menopoz için kullanılan hormonlardaki östrojen tetikleyici olabilir. Menopoza girmiş migrenli hastalarda mecbur olunmadıkça hormonal ilaçlardan kaçınılmalı kullanılacaksa östrojen mümkün olan en az seviyede tutulmalıdır.


Diyet faktörleri ve bazı ilaçlar: Yiyecek ve içeceklerde bulunan bazı maddeler damarlar üzerine direkt etki ederek onları genişletir ve böylece migreni başlatabilirken bir kısım maddelerde daha ziyade dolaylı yoldan etki ederek bazı refleks yollar ile ağrıyı başlatabilirler. Mesela alkol direkt etki ederken kafein ve nikotin gibi maddeler dolaylı yoldan etki etmektedirler.

 


Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Başlangıçta bir baş ağrısının migren mi, yoksa "sıradan" bir baş ağrısı mı olduğunu söylemek zor olabilir. Migren ataklarını diğer baş ağrılarından ayırabilen özellikleri şunlardır:

  • Orta şiddette ya da şiddetli ağrı
  • Bulantının eşlik etmesi
  • Kusmanın eşlik etmesi
  • Işığa ve sese duyarlılık (bazen kokuya duyarlılık)
  • Zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı
  • Ağrı asıl olarak tek taraflıdır
  • Ağrı hareketle artar.

Bazı kişilerde migren ağrısından önce 10-30 dakika sürebilen bir aura dönemi olur. Aura parlak ışık çakmaları, titrek, renkli zikzak çizgiler, kör noktalar ya da bir tarafta görme kaybı gibi görsel değişiklikleri içerebilir. Aura ayrıca kollar veya bacaklarda karıncalanma ya da uyuşmayı veya baş dönmesini de içerebilir. Auranın nedeni hala bilinmemektedir. Belirtilerinizin başka bir fiziksel sorundan değil migrenden kaynaklandığından emin olmak için, doktora gitmelisiniz. Belirtilerinizi gözden geçirdikten ve sizi muayene ettikten sonra doktorunuz migren olduğunuzu söyleyecek ya da diğer olasılıkları ekarte etmek için ileri testler isteyecektir.


Migren Nasıl Tedavi Edilir?

Migren genellikle 16-35 yaş arası başlar.50 yaş civarında sıklığı azalmaya başlar. Kadınlarda menstruasyonla ilgili migren menopozda kaybolur. Bazı istisnalar hariç migren ileri yaşlarda problem olmaz. Migren tanısı mutlaka ilgili uzman hekim tarafından konur. Baş ağrısına sebep olabilecek birçok faktör olabileceği bunların bir kısmının tehlikeli olabileceği unutulmamalı ve teşhis için mutlaka konunun uzmanına başvurulmalıdır. Migren ağrısını taklit edebilen bazı ciddi durumların olabileceği ve bunların ayırımının ancak uzman hekim tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır. Migren tedavisi olan bir hastalıktır.


Tehlikeli, insan hayatını riske sokan bir hastalık değildir. Çeşitli formlarda birçok ilaç başarı ile migren tedavisinde kullanılmaktadır. İlaçların bir kısmı başlamakta olan veya başlamış olan migreni sona erdirmeye yöneliktir. Bu tedaviye atak tedavisi adı verilmektedir. Bu amaçla birçok ilaç kullanılmaktadır. Özellikle son yıllarda Triptan denen ilaçlar atakları sona erdirmede oldukça başarılı olmaktadır. Bir diğer grup ise tedaviye yöneliktir. Yani krizleri tamamen kesmeye veya bu krizleri şiddet, süre ve sıklığını azaltmaya yöneliktir. Bu uzun süreli bir tedavidir. Unutulmaması gereken bir noktada verilen bir ilaçtan yararlanılmaması tedavi olunamadı anlamına gelmez. Zira bu amaçla kullanılan birçok ilaç mevcuttur. Bir migren ilacından yararlanmayan hasta başka bir migren ilacına çok iyi cevap verebilir. Hangi hastaya ne tip tedavi uygulanabileceği ve ne tip ilaçlar verilebileceği uzmanlığı gerektirir konulardır. İlaçlar doktorun verdiği şekilde ve onun direktifleri yönünde kullanılmalıdır. Uzman hekim tavsiyesi dışında gelişigüzel ilaç kullanılmamalıdır.


Özellikle ağrı kesicilerin gereksiz yere uzun süre kullanılmaları hastalarda günlük başağrısı [daily headache] denen ve hemen her gün gelen bir baş ağrısına sebep olabilmektedir.

Migrenli hastalar;

  1. Doktorunuzun önerilerini içtenlikle uygulayınız. Tedavi migreninizi bazen tam geçiremezse bile migren ataklarınızı hayatınızın önemli bir problemi olmaktan çıkaracaktır.
  2. Sadece konunun uzmanı doktorun verdiği ilaçları ve onun verdiği dozda kullanınız. Kesinlikle konu komşudan veya konunun uzmanı olmayan kişilerden öğrendiğiniz, tavsiye edilen ilaçları almayınız. Her migrenli hasta her ilacı alamaz. Kişiye verilecek ilaçlar kişinin durumu ve varsa diğer hastalıkları ile uyumlu olmalıdır. Bazı hastaların kullanmalarının yasak olabileceği ilaçlar olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca her ilacın bir kullanım şekli ve süresi vardır.
  3. Migren tedavisinde kullanılan birçok ilaç vardır. Bir ilaçtan istifade etmezseniz başka bir ilaçtan istifade edebilirsiniz. Doktorunuzun tayin ettiği sürelerde kontrole gitmek ve onunla işbirliği yapmak sorununuzu çözecektir.
  4. Migren atağı sırasında mümkünse sessiz ve hafif karanlık bir odada başınız hafif yüksekte yatınız. Gevşek olmaya çalışın ve kendinizi sıkmayın. Sevdiğiniz dinlendirici bir müzik dinlemek faydalı olabilir.
  5. Ataklarınızı kaydediniz. Ayrıca atak başlamadan önce yediğiniz yiyecekleri veya yaptıklarınızı kaydetmek, müteakip migren ataklarını önlemede yardımcı olabilir. Migreninizin bir paterni olduğunu yani migreninizi harekete geçiren bazı faktörler olduğunu bulabilir ve bunu değiştirmekle migreninizi önleyebilirsiniz.
  6. Yukarda yazılı migreni tetikleyen faktörler arasında sizin migreninizi harekete geçirenlerden uzak durmaya çalışın.
  7. Öğün atlamadan, düzenli beslenmeye çalışın.
  8. Mümkün olduğu kadar düzenli bir yatma ve kalkma düzenine sahip olun. Bunu hafta sonları da uygulayın.
  9. Düzenli eksersiz yapın. Bu migren sıklığını azaltabilir.

 

* Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

   Online Randevu Alın

*Online randevu için formu doldurun, sizi arayalım