HİPERTANSİYON
Hipertansiyon toplumumuzda yaygın olarak görülen ancak hastalar tarafından çok iyi tanınmayan bir hastalıktır. Doğru ve yeterli tedavi ile hastalığın vücuda verebileceği zararlar önlenebilir ve en aza indirilebilir. Hastalık konusunda iyi bilgilendirilmeme çoğu kez hastalarda gereksiz endişelere, yapılan önerilere tam uymamaya, hatta ilaç tedavisini düzensiz kullanmaya neden olmaktadır. Hipertansiyonunun tanı ve tedavisinde hasta hekim işbirliği oldukça önemlidir.
 
Kan Basıncı Nedir?
Kan basıncı kalbinizin pompaladığı kanın damarlarınıza uyguladığı basınç veya güçtür. Bu basınç dokularınızın ihtiyacı olan kanın sağlanmasına yardımcı olur.
 
Hipertansiyon Nedir?  
Kan basıncı ölçülürken iki kan basıncı değerine bakılır: Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) ve Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı). Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kanbasıncı ise küçük tansiyondur. Yüksek tansiyon ya da hipertansiyon; kan basıncının normalden yüksek olmasıdır. Genel olarak sistolik kan basıncının (büyük tansiyon) 140 mmHg ve diyastolik kan basıncının (küçük tansiyon) 90 mmHg’dan yüksek olması hipertansiyon olarak kabul edilir. Genellikle büyük ve küçük tansiyon birlikte yüksektir. Hipertansiyon tanısı için büyük ve küçük tansiyondan birisinin normalden yüksek olması yeterlidir.
 
Hipertansiyonun Önemi Nedir?
Hipertansiyon çok sık karşılaşılan bir hastalıktır. Erişkinlerin (18 yaşından büyüklerin) en yaygın uzun süreli hastalığıdır. Hipertansiyonun yaygın olmasının yanı sıra kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açması önemini artırmaktadır. Hastaların önemli bir kısmının kan basıncı yüksekliğinin farkında olmaması hastalığınönemini daha da artırmaktadır. Hipertansiyon böbrek, kalp-damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybına yol açabilir.Tedavi edilmezse yaşam süresini 10-20 yıl kısaltabilir. Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda kan basıncı yüksekliği daha sıktır. Ülkemizde 60 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık yarısı hipertansiyon hastasıdır. Toplam yüksek tansiyonlu hasta sayısı ise ülkemizde 6-7 milyon civarındadır.
 
 Hipertansiyonun Sebepleri Nelerdir?
 Hipertansiyonun nedeni %90-95 hastada bilinmemektedir, yani hipertansiyon bilinen bir hastalığa bağlı değildir. Yüzde 5-10 hastada ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır. Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Hormonal hastalıklar ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilir nitelikte olması, hastalıkların tedavisi ile de hipertansiyonun kalıcı tedavisinin mümkün olması her hastanın sekonder hipertansiyon açısından değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
 
Hipertansiyonun Belirtileri Nelerdir?
Hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon sinsi bir seyir izler yani hiçbir belirti yoktur. Bu hastalarda hipertansiyon tanısı sadece kan basıncı ölçümü ile mümkündür. Bu nedenle hipertansif olmasa bile tüm hastalar yılda en az 1-2 kez kan basıncını ölçtürmelidir. Hipertansiyon ‘sessiz katil’ olarak da isimlendirilebilir. Hipertansiyonun başlıca belirtileri baş ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk, burun kanaması, kulaklarda çınlama, yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, bazen çok sık idrara çıkma, gece uykudan uyanıp idrar yapma ve bacaklarda şişliktir. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma olabilir. Bu belirtilerin hiçbirisi hipertansiyona özgü değildir, başka hastalıklarda da izlenebilir. Hipertansiyonun insan vücuduna yaptığı zararlar nelerdir? İnsan vücudunda tüm organ ve dokularda damarlar bulunur. Su borularında basınç artışının tıkanma ve patlamalara yol açması gibi, hipertansiyon da damarlarda patlamalara ve tıkanmalara yol açar. Tüm organ ve dokular damarlarla beslendiği için hipertansiyon tüm vücudu etkileyebilir. Hipertansiyondan en çok etkilenen organlar kalp, beyin, böbrekler, atardamarlar ve gözlerdir. Hipertansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir.
 
Hipertansiyon Hangi Organlara Daha Çok Zarar Verir?
 
• Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma, kalbi besleyen damarlarda tıkanmaya bağlı kalp krizi, kalp atışlarında düzensizlik.
• Beyin damarlarında kanama, daralma, tıkanma ve yırtılma, felç, konuşma bozukluğu.
• Böbrek yetmezliği, böbrek işlevlerinde bozulma. Kanda üre gibi zararlı maddeler birikir.
• Gözü besleyen damarlarda daralma ve kanamalara bağlı görmede azalma ve körlük.
• Bütün damarlarda genişleme, bu genişlemelerin yırtılması, kalınlaşma, daralma, yağ tabakası oluşması ve tıkanma.
 
Hipertansiyon Tedavi Edilebilir Bir Hastalık Mıdır?
Herhangi bir şikayete sebep olmadığı sürece hipertansiyon hastası olduğunu kabuletmemek ve onu reddetmek en kolay yoldur. Ancak bu dönemde de yüksek kan basıncı size zarar vermektedir. Tedavi edilmemiş yüksek kan basıncı sizi kalp ve böbrek hastalıkları ve ileri ki dönemde gelişebilecek inme açısından büyük risk altına sokmaktadır. Ancak iyi haber şu ki, hipertansiyon etkin şekilde yönetilip doğru tedavi uygulandığında kontrol altına alınabilecek bir hastalıktır. Bu şekilde yukarıda anlatılan organ hasarları ve hipertansiyonun zararlarından önemli ölçüde korunmanız mümkündür.
 
Hipertansiyonda Tuzun Önemi Nedir?
Hipertansiyon gelişiminde tuzun çok büyük önemi vardır.Bazı insanlarda böbreğin tuz atma kapasitesi sınırlı olduğundan, gereğinden fazla tuz alınması hipertansiyonun ortaya çıkmasına veya hipertansiyonun tedavisinde başarısızlığa yol açabilir. Toplumların çoğunda tuz tüketimi ile ortalama kan basıncı ve hipertansiyon sıklığı arasında yakın bir ilişki vardır, yani fazla tuz tüketen toplumlarda hipertansiyon sıklığı artmıştır. Çok az tuz tüketen toplumlarda ortalama kan basıncı daha düşüktür ve hipertansiyona daha az rastlanır. Çoğu insanda tuz kısıtlaması (günde 5-6 gram) kan basıncını düşürmektedir.
 
Hipertansiyonun Böbrekle İlişkisi Nedir?
Böbreklerin hipertansiyon gelişimindeki rolü çok önemlidir. Hipertansiyonu olan bir hastada %5 olasılıkla bir böbrek hastalığı vardır. Bu nedenle tüm hipertansif hastalar böbrek hastalıkları yönünden incelenmelidir. Bu amaçla basit bir idrar incelemesi bile çoğu zaman yeterlidir. Bazı durumlarda hipertansiyon da böbrek hastalığına yol açabilir; hipertansiyon mu önce, böbrek hastalığı mı önce bunu ayırmak zor olabilir.
 
Hipertansiyonun Kalp-damar Sistemine Etkisi Nedir?
Kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlere kalp-damar risk faktörleri ismi verilir. Yüksek kan basınçlı hastalarda hipertansiyon dışındaki kalp-damar risk faktörlerine de sık rastlandığından kalp-damar risk faktörlerinin düzeltilmesi ile kalıcı hasar ve ölüm riski kesin olarak azaltılır.
 
Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?
Hipertansiyon tedavisinin başarılı olması için sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisi kurulmalıdır.Tedavinin başarıya ulaşması için hastalığın kabullenilmesi gerekir. Yüksek kan basınçlı hastalar hipertansiyonlarının farkında oldukları için sevinmelidirler.Tedavinin başarılı olmasında eğitimin önemi büyüktür.Hipertansiyon tedavisinde temel amaç kalıcı hasar ve ölüm riskini azaltmak ve hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlamaktır. Öncelikle yapılması gereken mevcut olan diğer kalp-damar risk faktörlerini düzeltmektir.Hastada yüksek tansiyona bağlı organ yetmezliği varsa tedavi edilmelidir.Yaşam düzeninin değiştirilmesi (ilaç dışı tedaviler,ilaçsız tedavi) kesinlikle ihmal edilmemelidir.Yaşam düzeninin değiştirilmesine uyulmazsa ilaç kullanılsa bile tedavi başarısız olabilir.
 
Hipertansiyonun Tedavisi Zor Mu?
Hipertansiyon tedavisinde başarısızlık çok sık karşılaşılan bir durumdur. Tedavide başarısızlık oranının yüksek olmasının nedeni hipertansiyonun bazen hiçbir belirtisinin olmaması ve hastalığın hastalar tarafından ciddiye alınmamasıdır. Hipertansiyon tedavisinin başarıya ulaşmasında hastanın sorumluluğu hekimden daha fazladır. Sorumluluklarını yerine getirmeyen hastanın doktor doktor dolaşmasının kendisine yararı yoktur. “acaba benim tansiyonum kendiliğinden düzelir mi?” CEVAP: HAYIR! Tansiyonunuz kendiliğinden düzelmez. Daha da önemlisi yaşınız ilerledikçe tansiyonunuz daha da yükselme eğilimine girebilir. “Bir süredir ilaç kullanıyorum ve tansiyonum artık normal seyrediyor, ilacımı bıraksam olur mu?” CEVAP: HAYIR! hipertansiyon hastalığı sadece ilaç kullanarak kontrol altında tutulabilir. İlacınızı almadığınız her gün tansiyonunuz yükselebilir, bu da sizi anlatılan risklere (özellikle felç riskine) maruz bırakır. Özel bir durum olmadığı ve bir uzman tarafından ilacınızı bırakmanız gerektiği söylenmedikçe ilacınızı kesinlikle bırakmamalısınız.
 
Hipertansiyon İlaçsız Tedavi Edilir Mi?
İlaçsız tedavi yani yaşam düzeninin değiştirilmesi kan basıncı yüksekliğini kontrol etmenin yanı sıra hipertansiyonunun önlenmesinde de yararlıdır.Hipertansif hastalara önerilen ilaç dışındaki tedavilerin çoğu sağlıklı yaşam için normal bireylerde de geçerlidir. Hastalar yaşam tarzı değişikliklerini kesinlikle ihmal etmemelidir. şişmanlık, şeker hastalığı veya yağ metabolizması bozukluğu olan hastalarda yaşam düzeninin değiştirilmesinin önemi daha da artar. Yaşam düzeninin değiştirilmesi, hipertansiyonu tek başına kontrol edebileceği gibi, ilaç tedavisiile birlikte uygulandığında ilaç dozunun azaltılmasına da olanak sağlar.
 
Yaşam düzeninin değiştirilmesindeki temel noktalar nelerdir ?
Diyette Tuz alımının kısıtlanması (günde 2-4 gram = 1 silme çay kaşığı) Hastanın ideal kiloya getirilmesi Fiziksel aktivitenin artırılması Sigaranın terk edilmesi Alkol alımının kısıtlanması Diyetle doymuş yağ ve kolesterol alımının sınırlandırılması Hangi ilaç daha iyi? Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların bazı özellikleri ortaktır. Tüm tansiyon düşürücü ilaçlar farklı derecede etkili olmakla beraber bazı ilaçlar, bazı kişiler için daha uygun olup, doktorunuz ilaç seçimi konusunda size özel olan bu faktörleri göz önüne alacaktır. Genel olarak tansiyon ilaçları hem büyük hem küçük tansiyonu düşürürler.Tansiyon ilaçlarının kan basıncını düşürücü etkileri birbirine benzer. İlaçların etki mekanizması, yan etkisi, doz miktarı, günlük doz sayısı gibi özellikleri ise birbirinden farklıdır. İlaçlara bağlı değişik yan etkiler (öksürük, bacaklarda şişme vs.) ortaya çıkabilir ancak bunları hemen ilaca bağlamak doğru değildir. İlaçlar hakkında ilaç kutusunun içinde bulunan prospektüslerden de bilgi edinilebilir ancak prospektüsler bazen anlaşılması güç olmakta ve hastanın kafasında karışıklığa yol açmaktadırlar. İlaçların prospektüsünü mutlaka okuyunuz, ilaçlarınızın olası yan etkilerini öğreniniz, anlamadığınız bölümleri doktor veya eczacıya sorunuz. İlaç seçimi kesinlikle bir doktor tarafından yapılmalıdır. Her ilaç her hastaya aynı derecede iyi gelmeyebilir.
 
Hipertansiyon Hastasında Tedavi Hedefleri Nelerdir ?
Hipertansiyonda tedavi ile kan basıncı düşürüldükçe kalp-damar hastalığı riski doğru orantılı olarak azalmaktadır. Kan basıncı kesinlikle 130/85 mmHg’nın altına düşürülmeli ve bu düzeyde tutulmalıdır. Kan basıncının 130/85 mmHg’dan daha fazla düşürülmesinin yararı belirsizdir. Kan basıncında 5-10 mmHg’lık bir düşme sağlanması bile hasta için kazançtır.
 
Yüksek kan basınçlı hastalara öneriler: Hastalar kendi kan basınçlarını takip etmeli ve imkanları varsa bir tansiyon ölçme cihazı almalıdırlar. Hastalar ölçtükleri kan basıncı değerlerini kaydetmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Kan basıncı değerlerinin kaydedildiği form doktora giderken evde, iş yerinde vs. unutulmamalıdır. Tansiyonunuz sık sık normal sınırların üzerinde seyrediyorsa vakit kaybetmeden Dahiliye uzmanımıza müracaat ediniz. Bir seyahate giderken sağlık karnenizi, heyet raporlarınızı, ilaçlarınızı yanınıza almayı unutmayınız. Muayeneye gideceğiniz gün ilacınızı mutlaka içiniz. 1-2 yudum su ile alınan ilaç açken ölçülmesi gereken laboratuar tetkiklerini etkilemez.
Doktora giderken şahsınıza ait tüm tıbbi belgeleri (filmler, tahlil sonuçları, hastane dosyası) mutlaka yanınıza alınız. Kullandığınız İlaçlarınızın isimlerini de bir kağıda liste halinde yazarak yanınızda bulundurunuz.
 
Hipertansiyon hastası mıyım?
 Hipertansiyon herhangi bir yaşta ve herkeste ortaya çıkabilir. Uygun olan her fırsatta ya da en geç 6 ayda bir kez tansiyon ölçtürmek gerekir. Yüksek tansiyon değerleri ile karşılaşıyorsanız veya yukarıda anlatılan belirtiler sizde varsa durumunuzu değerlendirmek amacıyla Dahiliye uzmanımıza başvurmanız uygun olacaktır.

 

* Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

   Online Randevu Alın

*Online randevu için formu doldurun, sizi arayalım