Gebeliği Etkileyen Hastalıklar

Genetik

Genetik danışmanlığa ne zaman ihtiyacınız var?

Gebeliğe karar verdiğiniz zaman sizin eşinizin ailelerindeki bireylerde Down Sendromu, zekâ geriliği, kan hastalıkları, doğuştan kalp hastalıkları, iskelet sistemine ait problemler, kas hastalıkları, sara(epilepsi),kistik fibroz, metabolik hastalıklar olup olmadığını değerlendirmeniz ve araştırmanız gerekir. Akraba evliliği, anne yaşının ileri olduğu gebelikler, önceki gebeliklerin düşükle sonlanmış olması, ölü veya anomalili bebek dünyaya getirmiş olmak genetik danışmanlık almanızı gerektirir.

 Genetik hastalıklar;

İnsan vücudunda yumurta ve sperm dışındaki tüm hücreler yirmi üç çift kromozom içerir. Yirmi üç tek kromozom içeren sperm ve yumurta hücresi birleşerek yirmi üç çift kromozom içeren embriyoyu oluşturur.

  • Baskın (dominant) geçişli hastalıklar; Anne veya baba adayından birisi baskın geçişli bir hastalık taşıyorsa doğacak çocuğun hasta olma olasılığı %50’dir.Bilinen iki bin çeşit dominant geçişli genetik hastalık vardır.
  • Çekinik (resesif) geçişli hastalıklar;Resesif geçişli hastalığı taşıyan kişilerde hastalığa ait bulgular görülmez.Anne veya baba adayının her ikisinin de resesif geçişli hastalık taşıması halinde doğacak çocuğun hasta olma ihtimali  % 25, taşıyıcı olma ihtimali ise % 50’dir.Bilinen 1300 çeşit resesif geçişli genetik hastalık vardır.
  • X kromozomuna bağlı geçiş gösteren hastalıklar; Kadınlar iki X cinsiyet kromozomu erkekler ise X bir Y cinsiyet kromozomu taşır. X’e bağlı geçiş gösteren hastalığı taşıyan bir annenin oğlunda hastalık görülme ihtimali % 50’dir.Bu şekilde geçiş gösteren 240 değişik hastalık belirlenmiştir.

Üreme Sağlığı

Gebeliği etkileyen jinekolojik hastalıklar;

Üreme organlarının durumu ve hastalıkları gebeliği doğrudan etkiler. Planlanan gebelik öncesinde hekiminize danışarak kullandığınız doğum kontrol yöntemini ne zaman bırakmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz.

  • Myomlar: Myom küçük ise genellikle gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesini engellemez. Gebelik döneminde myomlar büyüyerek rahim ağzını kapatıp doğumu güçleştirebilir, bu durumda sezaryen ile doğum önerilir. Büyük myomlar erken doğum riskini arttırır. Gebelik öncesinde ultrasonografik inceleme ile myomlar belirlenerek gerekli önlemler alınır. Büyük myomlar gebeliğin elde edilmesini de engeller.
  • Endometriozis: Karın içine kanamalar yapan bu hastalık gebe kalmayı güçleştirebilir. Gebelik elde edildikten sonra sağlıklı devam eder ve gebelik döneminde endometriozis hastalığı geçer.
  • Önceden geçirilmiş jinekolojik operasyonlar: Önceden geçirilen operasyonlar bazen skar(nedbe)dokusunun gelişmesine neden olabilir, bu durumda gebe kalmak zorlaşabilir ve düşük ihtimali artar. Günümüzde gelişmiş operasyon teknikleri uygulandığında bu komplikasyonlar nadir görülür.

Rahim ağzındaki operasyonlar sonrasında elde edilen gebeliklerde rahim ağzı yetmezliği görülebilir, olabilecek düşüklere karşı önlemlerin alınması gerekir.

Kullanılan Doğum Kontrol Yöntemi

  • Doğum kontrol hapı; doğum kontrol hapı ile korunan kadınlar hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalabilirler, bu durum bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.
  • Rahim içi araç; hiç çocuğu olmayan kadınlara önerilmez. Rahim içi araçlar enfeksiyonlara neden olarak infertiliteye yol açabilirler. Rahim içi araç varken gebe kalırsanız hekiminiz rahim içindeki yerleşimini belirleyerek rahim içi aracı çıkarıp çıkarmamaya karar verir. Rahim içi araç varken elde edilen gebeliklerde ikinci üç aylık dönemde düşük görülme ihtimali artar.

Önceki Gebeliklerde Görülen Sorunlar

  • Dış gebelik; Dış gebelik öyküsü olan kadınların daha sonraki gebeliklerinde dikkatli olmaları gerekir. Bir sonraki gebelikte de dış gebelik görülme ihtimali % 10’dur.Ağrının eşlik ettiği vajinal kanama ve lekelenmelerde hemen hekime başvurulması gerekir.
  • Düşük; Gebeliklerin %15-20’si düşükle sonlanır. Bir kadının iki gebeliği düşük ile sonlanırsa araştırılması ve tekrar gebelik elde edilmeden düşük nedenine göre tedavi edilmesi gerekir.
  • Önceki gebeliklerinde gebeliğe bağlı; şeker hastalığı, hipertansiyon, gebelik zehirlenmesi, Rh uyuşmazlığı, erken doğum, düşük doğum ağırlıklı ve büyüme geriliği olan bebek veya ölü doğum öyküsü olan kadınlar detaylı olarak incelenerek gebelik öncesinde ve gebelik döneminde gerekli önlemler alınmalıdır.

Üreme Organlarında Görülen Enfeksiyonlar

Üreme organlarında görülen enfeksiyonlar gebe kalmayı veya elde edilen gebeliğin sağlıklı devam etmesini engelleyebilir. Gebe kalmadan önce anne adaylarının bu enfeksiyonlar açısından kontrol edilmesi gerekir.

Önceden Var olan Sağlık Problemleri

Gebelik kadının vücudunda birçok değişimin meydana geldiği bir dönemdir. Gebelik öncesinde kontrol altında olan birçok sağlık problemi gerekli önlemler alınmazsa gebelik döneminde hem anne hem de bebeğin sağlığını tehdit eder.

Sağlık problemi olan kadınlar hem jinekolog hem de takibinde oldukları hekimin incelemesinden sonra gebeliğe karar vermelidir. Kronik hastalık nedeniyle ilaç kullanan kadınların ilaç dozlarının gebeliğe göre ayarlanması ve daha yakından takip edilmesi gerekir. Anne adayındaki sağlık problemlerinin kontrol altında olması bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir.

 Hipertansiyon

Kan basıncının yüksek olduğu durumlara verilen addır. Gebelik sırasında hipertansiyon bebeğe yeteri kadar kan gitmesini ve bebeğin beslenmesini engeller, annenin böbreklerine de zarar verebilir.

Gebelik döneminde anne adayının hipertansiyon için önceden kullanmakta olduğu ilaçlar değiştirilebilir, idrar söktürücü ilaçların gebelikte kullanılması sakıncalıdır.

 Kalp Hastalıkları

Gebelik döneminde kalbin iş yükü arttığı için önceden var olan kalp hastalıklarına bağlı yakınmalar da artabilir. Kalp hastalıkları anne ve bebeğin sağlığını ciddi olarak tehdit edebileceği için mutlaka gebelikten önce anne adayının detaylı olarak incelenmesi ve tedavisinin planlanması gerekir.

 Akciğer Hastalıkları

Tüberküloz, astım gibi akciğer hastalıkları kontrol altında oldukları takdirde gebeliğe zarar vermez.Antibibiyotikler ile tedavi edilebilir.Astım toplumda oldukça yaygın görülür,gebelik döneminde astım krizine neden olan maddelerden uzak durmak gerekir.Tedavi için kullanılan birçok ilaç gebelik döneminde güvenlidir;alerji için uygulanan aşı tedavisine de devam edilebilir.

Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları

Gebeliğin ilk üç aylık döneminde böbreklerin fonksiyonu %50 artar ve gebelik sonuna dek böbrekler fazla çalışmaya devam eder. Bu dönemde idrar yollarına ait en önemli ve en sık görülen problem enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar erken doğuma neden olabilir ve erken teşhis edilmediğinde ilerleyerek böbreklere zarar verebilir. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınların gebelik öncesinde incelenmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Böbrek taşı olan gebelerde enfeksiyon daha sık görülürken, ağır böbrek hastalığı olan anne adaylarında hipertansiyon, bebeklerde ise erken doğum ve büyüme geriliği görülebilir. Gebelik öncesi sağlık kontrollerinde mutlaka idrar incelemesi yapılmalıdır. Diyalize girmek zorunda olan anne adaylarının, gebelik süresince diyalize girme sıklığı artabilir.

Böbrek transplantasyonu geçirmiş olan kadınlarda gebelik döneminde gebelik zehirlenmesi görülme ihtimali %33’ken erken doğum ihtimali artar ve bebeklerde gelişme geriliği görülür. Bu gebeler çok yakın takip edilmeli ve gerekirse gebelik dönemini hastanede geçirmelidir.

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları

Mide barsak sistemine ait problemler de gebeliği etkileyebilir.

  • Peptik Ülser; Mide, onikiparmak barsağı ve yemek borusunda görülen ve mide asidinin artmasına bağlı oluşan bu yaralar gebelik döneminde iyileşme eğilimi gösterir. Gebelik döneminde antiasit kullanımının güvenli olduğu düşünülür.
  • Ülseratif Kolit; Kalın bağırsağın iltihabi bir hastalığı olan bu durum kadınlarda daha fazla görülür. Karın ağrısı ishal, kilo kaybı, ateş ve kansızlığa yol açan ataklar görülür. Gebelik iyileşme döneminde elde edilmişse hastaların%50-70’inde bu dönemde atak görülmez.

Karaciğer Hastalıkları

Karaciğer vücudun en kompleks organlarından biridir. Tüm metabolik ve kimyasal fonksiyonlar için gerekli olan bu organ besinlerin sindirilmesinin yanında ilaç, alkol, kimyasal maddeler ve benzeri zehirli maddeleri temizlenmesinde rol oynar. Gebelik öncesinde veya önceki gebelikler sırasında karaciğer fonksiyonlarında bozukluk olan anne adaylarının detaylı olarak incelenmesi gerekir.

Şeker Hastalığı

Şeker hastalığı olan kadınların gebelikten iki ay öncesinden itibaren kan şekerinin kontrol altında olması gerekir. Şeker hastası olan birçok kişi hastalığın farkında olmadığı için tüm anne adayları şeker hastalığı yönünden incelenmelidir. Gebeliğin ilik sekiz haftasında bebeğin organlarının geliştiği dönemde kan şekerinin kontrol altında olması çok önemlidir. Gebelik döneminde insülin kullanan anne adaylarında insülin dozunun ayarlanması ve bu gebelerin daha sık kontrol edilmeleri gerekir.

Tiroid Bezi Hastalıkları

Vücudunuzdaki metabolik olayları kontrol eden tiroid bezinin çalışması ile ilgili problemler üreme sağlığını doğrudan etkiler. Tiroid bezi hastalıkları gebe kalmayı güçleştirdiği gibi düşüğe ve erken doğuma da neden olabilir. Gebelik öncesi tiroid hormon düzeyleri belirlenerek problem varsa tedavi edilmelidir.

Kan Hastalıkları

Kansızlık (anemi) kadınlarda sık görülür ve yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı, solukluk gibi yakınmalara yol açar. Gebelik öncesi dönemde kan sayımı yapılarak annenin varlığı belirlenmeli ve mutlaka tedavi edilmelidir. Gebelik sırasında demir ve folik asit ihtiyacı artığından bu maddeler yeteri kadar alınmazsa anemi görülür. Gebelikten önce anemi varsa gebelik süresince daha da derinleşir. Özellikle Akdeniz Anemisi gibi kalıtsal kan hastalığı olan anne adaylarının gebeliğe karar vermeden önce gerekli incelemeden geçerek genetik danışmanlık alması gerekir. Pıhtılaşma ile ilgili kan hastalığı olan kadınlar da gebelik ve doğum sırasında kanama yönünden çok dikkatli izlenerek takip edilmelidir.

Nörolojik Hastalıklar

  • Sara (Epilepsi) ; Bu hastalarda genellikle gebelik döneminde nöbet sıklığı artar. Hastalığın durumuna göre gebelikte seçilecek ilaçlar ve dozlar ayarlanmalıdır. Kontrol altında olmayan hastalarda nöbetler sırasında gebenin ve bebeğin oksijenlenmesi bozulur.
  • Migren; Damarların genişlemesine bağlı görülen baş ağrıları kadınlarda çok sık görülür. Özellikle menstruasyon sırasında görülen migren baş ağrıları olan kadınlarda gebelik döneminde başağrıları düzelebilir. Migren ağrısını artıran gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Multiple Skleroz(MS) ; Vücuttaki sinirleri kaplayan myelin adı verilen maddenin bozulması ile karakterize bir hastalık olan MS gebelik elde edilmesini veya gebeliğin devamını güçleştirmez. Bu hastalığı olan gebelerin %25 ‘inde gebelik sırasında veya doğumdan sonra bir atak görülebilir.
  • Kanser; Hangi organ sisteminin tutulduğu, görülen tedavi cinsi ve tedavi sonucuna göre elde edilecek gebelik etkilenir. Bütün kanserlerin tedavisinden sonra gebelik düşünüldüğü zaman kansere ve diğer organlara yayılımına yönelik tüm testlerin yapılması gerekir.
  • Meme Kanseri; Meme kanseri nedeni ile tedavi görmüş birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi olabilir. Tedavi tamamlandıktan 3–5 yıl sonra gebelik düşünülmesi doğru bir yaklaşım olur, çünkü meme kanserine bağlı metaztas(yayılma) ensık bu dönemde görülür. Gebelik öncesinde mutlaka mamografi çekilmesi ve metaztas yönünden gerekli incelemelerin yapılması gerekir.
  • Hodgkin Hastalığı; Hodgkin hastalığı lenf bezlerinin kanseridir. Genç yaştaki kadınlarda görülür. Hastalık tedavi sonrasında en çok ilk iki yıl içerisinde tekrarlandığı için gebelik elde edilmeden önce en az iki yıl beklenmelidir. Tedavi sırasında kullanılan ilaçlar yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.
  • Bağ Dokusu Hastalıkları; Bağışıklık sitemindeki bozukluklara bağlı ortaya çıkan bu hastalıklar kadınları daha fazla etkiler. Lupus Hastalığı (SLE), sklerodermo, romatizma gibi bağ dokusu hastalıkları bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı olarak değişir.
  • Lupus: Bu hastalık gebeliği değişik şekilde etkiler. Lupus hastalığı olan kadınlarda gebelik elde edilmesinde bir güçlük olmamasına rağmen elde edilen gebeliklerin %23-40’ı düşükle sonlanır. Erken doğum ve ölü doğum da bu gebelerde daha fazla görülür. Böbrek tutulumu olan Lupus hastaları iyileşme (remisyon) döneminde gebe kaldıkları taktirde bebekleri daha az etkilenir. Lupus hastalığı olan gebelerin bebeklerinde kalpte ileti bozuklukları, vücutta döküntü ve büyüme geriliği görülür. Romatizma hastalığı olan, fazla sayıda düşük yapmış veya önceden kalpte ileti problemi olan bebek dünyaya getirmiş kadınlarda mutlaka Lupus antikorlarına bakılmalıdır. Gebelik döneminde steroid kullanımına devam edilebilir fakat Lupus tedavisinin gebelik döneminde tekrar düzenlenmesi gerekir.
  • Romatizma (romatoid artrit); Özellikle 30–40 yaşlarındaki kadınlarda görülen bu hastalık eklemlerde şişlik, kızarıklık, ağrı ve hareket güçlüğüne neden olur. Eklemler dışında gözler, kaslar, akciğerler, kalp ve vücuttaki zarlarda etkilenebilir. Gebelik döneminde iyileşme görülür. Doğumdan sonra vakaların %25 ‘inde hastalık alevlenir. Romatoid artritin gebeliğe olumsuz etkisi yoktur fakat gebe kalmadan önce tedavinin tekrar düzenlenmesi gerekir.

İleri Yaş Gebelik

Günümüzde ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen kadınların sayısı artmıştır. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtalıkların fonksiyonları yavaşlar ve yumurtalar yaşlanır dolayısıyla gebelik elde edilmesi zorlaşır. Otuzbeş yaştan sonra her menstruel siklusta ovulasyon(yumurtlama) olmayabilir. Yaş ilerledikçe Down sendromu gibi kromozomal hastalıkların görülme olasılığı ve düşük ihtimali artar. İleri yaş gebeliklerde hipertansiyon, kalp problemleri, gebelik zehirlenmesi(preeklampsi),diyabet daha sık görülür. Gebelik öncesi dönemden itibaren iyi takip edilirse ileri yaştaki birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi olabilir. Tübal cerrahi geçirmiş, endometriozis hastalığı veya myomları olan kadınların ve diyabet, kalp hatalığı, hipertansiyon gibi sağlık problemleri olan kadınların mümkün olduğu kadar erken bebek sahibi olmaları önerilir.

Gebelik ve Aşıları

Gebelikte İmmünizasyon

Gebelik sırasında geçirilen bulaşıcı hastalıklar hem anne hem de bebek için tehlikeli olabilir. Özellikle gebeliğin ilk haftalarında geçirilen bazı hastalıklar düşük veya doğumsal defektlere neden olabilir. Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar annede herhangi bir yakınmaya neden olmasa bile embryoya zarar verebilir. Birçok aşı az miktarda canlı mikroorganizma içerir. Aşılar enjekte edildiğinde vücutta içerdikleri mikroorganizmalara karşı bağışıklık gelişmesini sağlar ve ilerideki aynı mikroorganizma ile karşılaşıldığında enfeksiyon çok hafif atlatılır. Canlı aşılar bebeğe enfekte edebilir, bu nedenle gebelik döneminde bu aşılar yapılmaz. Enfeksiyon hastalıkları gebeliğin ilk döneminde geçirildiğinde gebeliğin düşükle sonlanmasına veya bebekte doğumsal defektlerin gelişmesine neden olabilir. Bu enfeksiyonları önlemeye yönelik tedbirlerin gebelik öncesinde alınması ve bebeğin başlangıcından önce anne adayının bağışıklık durumunun incelenmesi gerekir.

Düşük ve Doğum Defektine Neden Olan Enfeksiyonlar

Birçok enfeksiyonun konjenital anomaliler ve düşüğe neden olduğu bilinir.

  • Kızamıkçık; Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık % 5–10 u kızamıkçık enfeksiyonuna karşı bağışıklık kazanmamıştır. Çocukluğunuzda kızamıkçık geçirip geçirmediğinizi hatırlamaya çalışmaktansa kanda antikor testi yapılarak bağışıklık durumunuz kesin olarak belirlenmelidir. Kızamıkçık en çok belirtileri ortaya çıkmadan bir hafta öncesindeki dönemde bulaşır. Eğer işiniz çocuklarla ilgili ise veya bir sağlık kuruluşunda çalışıyorsanız kızamıkçık virüsü ile karşılaşma ihtimaliniz yüksektir. Gebelik öncesinde bağışıklık durumunun belirlenerek gebelikten en az üç ay önce aşı yapılması gerekir. Gebelik sırasında kızamıkçık geçirilmesi düşük ve ölü doğum olasılığını arttırır. Bebekte sağırlık, göz hastalıkları, deri hastalıkları, zekâ geriliği ve büyüme geriliği gibi kalıcı sorunlara neden olabilir.
  • Kızamık; Gebelik sırasında anne adayı kızamık geçirirse yeni doğanda doğumsal anomali riski artar. Bağışıklık durumunuz belirlenerek gebelikten üç ay önce aşı yapılması gerekir.
  • Kabakulak; Kabakulak, boyun bölgesindeki tükürük bölgesine etki eden yaygın bir viral enfeksiyondur. Yetişkin çağda geçirildiğinde tehlikeli olabilir, gebeliğin ilk üç aylık döneminde geçirilirse düşük ihtimali artar. Kabakulak enfeksiyonuna karşı bağışıklığınız yoksa gebelik elde edilmeden en az üç ay önce aşı yaptırmanız gerekir.
  • Suçiçeği; Gebelik sırasında geçirilirse gelişmekte olan bebeğe zarar verebilen bir enfeksiyondur. Anne adayında gebeliğin on altıncı haftasından önce enfeksiyon görülmesi bebekte gelişme geriliğine, kol ve bacak deformitelerine, göz bozukluklarına ve beyin gelişiminin yavaşlamasına neden olur. Önceden enfeksiyonu geçirip geçirmediğiniz belirlenerek gerekirse aşılanmanız önerilir.

İlgili Makaleler

Formu Doldurun Sizi Hemen Arayalım