Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi süreci, tedavi fiyatları, operasyon öncesi ve sonrası ile iyileşme süreci konularında daha fazla bilgi için:

 

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi

Günlük aktivitelere engel olmayan, hastanede yatmayı gerektirmeyen, hastalığın tekrar etme potansiyelini ve tedavi maliyetini düşüren, kolayca uygulanan ve sadece 15-20 dakika süren ağrısız ve ameliyatsız tedavi, kıl dönmesinin düşürdüğü yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor...
 

Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) nedir ve en çok kimlerde görülür?

Tıpta pilonidal sinüs olarak bilinen kıl dönmesi, cilt üzerinde olması gereken kılların cilt altında yerleşmesi ve vücudun buna karşı reaksiyon oluşturmasıdır. Kronik bir enfeksiyon hastalığı olarak da tanımlanan kıl dönmesi, yaygın inanışın aksine doğuştan değil daha sonradan oluşan bir hastalıktır.
 
 
Özellikle oturarak çalışan, vücut yapısı çok kıllı olan, kaykılarak oturan ve dar pantolon giyen kişilerde kıl dönmesi daha sık gelişir. Türk ırkı gibi vücut yapısı kıllı olan ırklarda, kıl dönmesi görülme sıklığı diğer ırklara kıyasla daha yüksektir. Kıllanmanın daha yoğun olması nedeniyle, hastalık en çok 15-40 yaş arasındaki erkeklerde görülür. Fazla kilolu ve çok terleyen kişilerde de, kıl dönmesi sıklığı daha yüksektir.
 

Kıl dönmesi vücudun hangi bölgelerinde görülür ve nasıl oluşur?

Kıl dönmesi, en sık kuyruk sokumunda görülür. Koltuk altı, sakal bölgesi, her iki cinsiyette de kasık bölgesi gibi cildin ince olduğu bölgeler de, kıl dönmesinin gözlenebildiği diğer alanlardır. Çoğunlukla yanlış oturmaya ve sürtünmeye bağlı olarak cildin ince olduğu bu bölgelerde cilt üzerinde küçük kanallar açılır ve bu kanallar aracılığıyla ciltten geçen kıllar cilt altına yerleşerek birikir. 
 
Vücut, yabancı bir cisim olarak algıladığı bu kılları keseyle kaplayarak bir kist oluşturur ve ürettiği özel sıvılarla onları eritmeye çalışır. Bu sıvılar, kılları eritemediği gibi kiste zarar verir ve kistin yapısını bozar. Deforme olan kist, içindeki sıvıyı vücut dışına akıtmaya başlar. Kist içindeki sıvının tamamı dışarıya akamaz, bir kısmı cilt altında birikip iltihaplanarak apseleşir ve kıl dönmesi hastalığına yol açar.
     
 
 

Kıl dönmesinin belirtileri ve yol açtığı şikayetler nelerdir?

Kıl dönmesinin vücutta yarattığı lezyon, ufak bir çukurdan ağrıya yol açan büyük bir kitleye kadar değişkenlik gösterebilir. Erken dönemde, kişilerin birçoğu kıl dönmesini yağ bezesi veya sivilce benzeri bir şişlik olarak tanımlar.

Kendini birçok farklı belirti ile gösterebilen kuyruk sokumundaki kıl dönmesi, genellikle enfeksiyon gelişene dek pek belirti vermez. Kuyruk sokumu bölgesinde, lezyona ait bir giriş deliğinin de görülebildiği kıl dönmesinin en sık yol açtığı belirti ve şikayetler şunlardır:
  • Kuyruk sokumunda batma hissi, ağrı ve şişlik 
  • Kuyruk sokumu ve anal bölgede kötü koku ve akıntı
  • Enfeksiyon gelişimine bağlı olarak kaşıntı, halsizlik, bulantı ve ateş
Bu tür belirti ve şikayetleriniz varsa, mutlaka bir Genel Cerrahi uzmanına başvurunuz!

Kıl dönmesi apseleştiğinde, kuyruk sokumundaki ağrı ve akıntı gibi şikayetler en üst düzeye çıkar, ağrı nedeniyle oturmakta ve yürümekte zorluk çekilir. Apse oluşturan kıl dönmesi, acil müdahale gerektiren bir tablodur.
 
 

Kıl dönmesi nasıl tedavi edilir ve “ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi” nedir?

Kıl dönmesinin klasik tedavisi cerrahi girişim olsa da, cerrahi tedavi hastalığın tekrar (nüks) etmesini önleyemez. Kisti çıkararak yarayı açık bırakma, primer kapatma (lezyonu cerrahi yöntemle kapatma), flep ile (yakın bir bölgeden doku alarak) onarım gibi birçok cerrahi yöntemden sonra dahi, her üç kişiden birinde hastalık tekrar etmektedir. Kıl dönmesi ameliyatlarından sonra hastalığın tekrar etmemesi için oturmanın ve bacakları açarak yürümenin kısıtlanması, kişinin sürekli ayakta durması veya yüzüstü yatması gibi uyulması zor olan önlemler alınır. Bu zorluklar da, klasik cerrahi tedavinin başarısını düşürür.
 
Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi olarak bilinen ve son yıllarda geliştirilen “kristalize fenol ile kıl dönmesi tedavisi”, kişiyi işinden ve günlük  ktivitelerinden alıkoymayan, hastanede yatmasını gerektirmeyen, hastalığın tekrar etme potansiyelini ve tedavi maliyetini düşüren, kolayca uygulanan, hem hasta hem de hekim için oldukça konforlu olan bir uygulamadır. “Mikro sinüsektomi” olarak da adlandırılan tedavi, ilk kez görülen, tekrar eden veya dev boyutlu olabilen her tip kıl dönmesinde başarılı sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Lokal anestezi altında yapılan tedavi, ameliyathane şartları gerektirmez ve ortalama 15-20 dakika sürer. Kıl dönmesinin boyutuna bağlı olarak 3-4 uygulama ile hastalıklı bölgenin kapanması sağlanır.  Kıl dönmesi olan kişilerin %50’sinde 2 uygulama yeterli olmaktadır.
 

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi nasıl uygulanır?

“Kristalize fenol ile kıl dönmesi tedavisi”, doğru hastada ve doğru teknikle yapıldığında oldukça başarılı sonuçlar alınmasını sağlar. Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi temel olarak şu aşamalardan oluşur:

  • Kişi, tedaviden önce evinde tercihen kıl dökücü bir kremle bölgenin epilasyonunu yapmalı ve tercihen doğal bir sabunla bölgeyi yıkayıp iyice durulamalı ve kurulamalıdır. 
  • Ameliyathane şartları gerektirmeyen tedavide, öncelikle bölgeye lokal anestezi uygulanır.  
  • Kesi yapılmaksızın lezyonun olduğu yer genişletilerek kıl dönmesinin vücutta yarattığı lezyonların içi temizlenir ve kıllardan arındırılır.
  • Lezyonların içi, tedaviyi sağlayan ve iri tuz kristallerine benzeyen “kristalize fenol” ile doldurulur. Kristalize fenol, lezyonların içini temizler, iyileşme ve kapanma sürecini başlatır. 
  • Ağrısız olan uygulamadan sonra hemen sosyal yaşama dönülebilir ve kişinin ertesi sabah banyo yapması önerilir.
  • Kişinin takibi planlanır ve tedavi bölgesine uygulaması gereken bakım ile ilgili bilgi verilir.

 

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisiyle:

  • Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi tanı konduğu gün uygulanabilir; klasik ameliyatlar gibi ön hazırlık gerektirmez, iş gücü kaybına yol açmaz.
  • Genel anestezi altında gerçekleşen kıl dönmesi ameliyatlarından sonra kişinin birkaç gün hastanede yatması gerekir. Oysa, lokal anestezi altında yapılan ve ameliyathane şartları gerektirmeyen kristalize fenol ile kıl dönmesi tedavisi 15-20 dakika sürer ve hastanede yatmayı gerektirmez.
  • Klasik cerrahi tedavi uygulanan kıl dönmesinde 15-30 cm uzunluğunda ameliyat izi kalırken, ameliyatsız tedavide iz kalmaz.
  • Klasik ameliyatlardan sonra ameliyat bölgesinde biriken kan ve sıvıları dışarı boşaltması için dren takılır, ameliyatsız tedavide dren uygulamaya gerek kalmaz.
  • Klasik ameliyatın ardından en az 10-15 gün istirahat gerekirken, ameliyatsız tedavi uygulanan kişiler aynı gün işlerine ve sosyal yaşama dönebilir.
  • Klasik cerrahi tedavi uygulanan kıl dönmesinden sonra genellikle 15 gün süreyle ağrı hissedilir, ameliyatsız tedaviden sonra genellikle ağrı kesici ilaçlara dahi gereksinim duyulmaz.
  • Klasik ameliyattan sonra kişinin 10-15 gün süreyle banyo yapması yasaklanırken; ameliyatsız tedavi uygulanan kişiler tedaviden sonra banyo yapabilir, denize ve havuza girebilir.
  • Klasik cerrahi tedaviden sonra kıl dönmesinin tekrarlama oranı %35’e kadar çıkar, ameliyatsız tedavide ise tekrarlama oranı çok daha düşüktür ve kişisel hijyene verilen önemle hastalığın tekrar etme riski ortadan kaldırılabilir.

* Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

   Online Randevu Alın

*Online randevu için formu doldurun, sizi arayalım